20 Ocak 2017 Cuma

MAC Really Me Ruj



Merhaba! Faux, Mehr ve Stone'dan uzun süre sonra ilk kez bir MAC ruja kaptırdım gönlümü. Zaten aylardır dudağımda, Instagram'da, Snapchat hesabımda görüyorsunuz kendisini. Bugün detaylıca bir inceleme ve kendisine en çok benzetilen ruj MAC Faux'la karşılaştırma vakti.




Really Me; MAC'in mat serisinden, hiç öyle görünmese de epey zor bir renk. Websitelerinde pastel nötr pembe diye tanımladıkları bu rengi ben; çok belirgin leylak-grilik barındıran soluk pembe diye betimleyeceğim. Zaten bu rengi zor kılan da, içerisindeki grimsi lilalık. Ben bol eyelinerla, göz makyajıyla çok tamamlayıcı buluyorum ve kendi ten rengime çok yakıştırıyorum ancak cilt alt tonu, dudak rengi vesaire gibi faktörler rujların duruşunu etkilediği için denemeden almamanızı önereceğim. Evet, çok soluk ama çok çok güzel bir ton.




Rujun duruşunu göstermeden önce bana çok sık sorulan bir soruyu yanıtlamak istiyorum. MAC Faux'ya benziyor mu? Hayır, inanın bana alakaları bile yok.




Really Me matken, Faux saten bitişli. Really Me daha soluk, Faux çok daha belirgin koyulukta. Zaten yukarıdaki görselde de açıkça belli oluyor. Bu arada ben ilk MAC rujumu aldığımda 38 Lira mıydı neydi. Şimdi 66 Lira olmuşlar. MAC mağazalarından ya da maccosmetics.com.tr den satın alabilirsiniz. Mutlu haftasonları. <3

Rujun duruşu için şuraya tıklayabilirsiniz.




18 Ocak 2017 Çarşamba

NYX Sweet Cheeks Allık Paleti ve Teşekkür :)



Merhaba! Bugün inceleyeceğimiz ürün; Nyx'in yılbaşında bloggerlara hediye olarak gönderdiği kutudan çıkan bu allık paleti. 

Paletlere karşı genel olarak sempati duymuyor muyuz? 'Seyahatte pratik olur, hepsini bir arada almak daha uygun olur.' diye diye sepete atıyoruz. Peki gerçekten hakkını veriyor muyuz? 

Kendi adıma konuşayım. Şu ana kadar tüm allık/yanak paletlerimi hevesle aldım ama hiçbirisini tam anlamıyla kullanamadım. Bana sorarsanız; gerekli gereksiz, bazen popüler olan, olmayan renkleri harmanlayıp çekici göstermenin ve sattırmanın bir yolu paletler. En azından benim için öyle. 'İçindeki her rengi kullanırım.' diyerek aldığım ya da kullandığım hiçbir palet olmadı sanırım. 

Tabii bir de şu var; genelde paletteki allıklar, markaların tekli allıklarına göre daha az renk veriyor. İsim aynı, marka aynı, ürün aynı ama paletin içindeki daha zayıf. Bu durumla NARS markasının paletlerinde sıkça karşılaşıyoruz. Neyse, lafı çok uzattım. Şöyle toparlayayım...




Bu ürün de tıpkı ismi gibi tatlı ve ötesi görünüyor ancak firma göndermese almazdım. Neden mi? Gelin, eksi ve artılarından bahsedelim. 

Öncelikle ambalajı çok dayanıklı olmasa da sade ve şık. Palet ağır değil, rahat taşınabilir. Zaten her biri 3,5 gram olmak üzere toplamda 8 renk içeriyor. Üst sıra, alta nazaran hafif ışıltılı ve daha pigmentli. Yapıları kremsi değil, çok pigmentli de değiller. Pigmentasyon itibariyle bu paletteki herhangi bir renkle palyaçoya dönmeniz imkansız gibi ANCAK, mat renkleri hangi fırçayla uygularsam uygulayayım, yüzümde kalıp gibi kalıyorlar. Üst sırada bu durumla karşılaşmadım ancak alt kısımdaki renklerin hepsi yayılmaya pek müsait değil bence. En güzeli iki üç renk karıştırıp öyle uygulamak. Bu paleti kullanmamın tek yolu benim için bu. Biraz da far olarak belki.




En olumlu bulduğum yanı ise; diğer markaların allık paletlerine göre çok uygun fiyatlı olması. 56 TL'ye 8 tane allık alabiliyorsunuz. (Bak, az önce yukarıda bahsettiğim zihniyetim yine konuştu. :D ) NYX ürünlerini buraya tıklayarak ya da İstanbul Suadiye'deki mağazalarından satın alabiliyorsunuz.






Tabii şimdi ben böyle düşünüyorum ama 'palet harikaaa' diyenler de olacaktır. Bu da kimi zaman bir başkasını çürütmek için olsa da, çoğu zaman gerçekten zevkler farklılık gösterdiği içindir. Zaten 100 farklı kişi 100 farklı şekilde düşünsün, yorumlasın diye gönderiyorlar bu ürünleri bizlere. 

Unutmayın ki her ürün kişinin zevkine, beklentisine göre farklı düşünceler doğurabilir. Bu blog tamamen şahsi deneyimlerim ve fikirlerimi içeriyor. Aa, bir de bugün blogumun 5. yaş günü. İyi ki açmışım bu sayfayı, iyi ki yazmışım, saçmalamışım, yine yazmışım, gitmişim, yine gelmişim. İyi ki okudunuz bu satırları, en başından beri. Çok teşekkür ederim. Siz okumasanız, izlemeseniz ben burada barınamam. Aylarca kendi kendime yazdığım zamanları, bugün sizin desteğinizle günde bilmem kaç bin kez okunduğumu unutmamayı, beni sosyal medyada duyuran, kabul ettiren sizlere beslediğim minnet duygusunu hiç kaybetmemem dileğiyle. Çok teşekkür ederim. <3



16 Ocak 2017 Pazartesi

Önerdiğim Maskaralar || 2017



Selam! Burası benim dönem dönem çeşitli sebeplerden ötürü koptuğum ama her defasında hevesle geri döndüğüm blogum. Şu sıralar yazmaya hevesim var, denediğim, sevdiğim ve sevmediğim çok ürün var. Öyleyse buradayım, başlayalım. :)

Son dönemde çok severek kullandığım birkaç maskaradan başlamak istiyorum. Uzunca bir süredir ne zaman Snapchat'te video yayınlasam, 'kirpiklerinde ne var?' sorusunu duyuyorum ve hep aynı maskaraları sürüyorum. Öyleyse bu yazı, soranlara toplu cevap olsun. 


Maybelline Push Up Angel

İncecik, kıvrık, yer yer taraklı fırçasına hemen alışamadım, alışınca da vazgeçemedim. Chanel Le Volume (siyah) bittiği halde bir süredir tekrar satın almayı erteliyorum. Sebebi kesinlikle bu maskara. Kirpikleri dipten uca tarayarak uyguluyorum. Tek kat uygularsam hafif yapıştırıyor. Ben en çok sabırla iki kat uygulamayı seviyorum. Dolgunluk, siyahlık, uzunluk ve kirpikleri kivrik tutma. Bir de akmıyor, bende dökülme de yapmıyor. Sevmediğim bir maskara sürdüysem onun üzerine de bir kat geçiyorum ve kirpiklerim kaşlarıma değiyor. Chanel Le Volume kadar çok sevdiğim bir maskara buldum, severek kullanmaya devam. :)


Chanel Le Volume No:80 

Siyahından tüp tüp bitirdim, bir de kahverengisini deneyeyim dedim. Siyah kadar keskin değil, yine akmıyor, kokmuyor, kolay temizleniyor ancak siyah versiyonu kadar dolgunlaştırmıyor. Halbuki fırça aynı fırça, formül aynı formül. Bilemedim. Siyahına nazaran günlük kullanıma daha uygun, zaten bu yüzden elimden düşmüyor.


Yves Rocher Vertige

Fırçasız maskara. Kıl gibi, plastik bir çubuk düşünün, tüm kirpikleri dolgunlaştırarak kavrayan, alt kirpikleri ağzınıza kadar uzatan ve akmayan. Simsiyah. Özellikle çok kısa ve hacimsiz kirpikler için harika.


Essence Lash Princess

Çekmeceme en son katılan maskara bu. Instagram görsellerindeki popüleritesine daha fazla karşı koyamadım ve aldım. İki haftadır ara ara deniyorum ve eski Maybelline Black Drama'ya benzettim. Ne çok severdim, sürerdim, önerirdim onu. Sonra değiştirdiler yapısını, vıcık vıcık bir şey oldu. Lash Princess bana özlediğim Black Drama'yı anımsattı. Yine akmayan, dökülmeyen, kolay çıkan, dozunda dolgunluk ve uzunluk veren bir maskara. Hacim konusunda Push Up Angel ve Yves Rocher'e göre biraz daha zayıf ama gerçekten çok başarılı.


Bugünlük yormayayım gözlerinizi. Yazacak, söyleyecek çok şeyim var. Bir dahaki yazıda görüşürüz. :)

*Özlemişim yazmayı. İnşallah siz de okumayı. <3



17 Haziran 2016 Cuma

Wet N Wild Rujlarım



Haftanın son yazısından merhaba! Başlıktan ve fotoğraftan anlamış olduğunuz üzere, bugün ruj çekmecemin en tepesindeki bölmeyi, Wet N Wild rujlarımı karıştırıyoruz.

Bilmeyenler için; Wet N Wild hayvanlar üzerinde test yapmayan, performansı fiyatının üstünde ürünlere sahip, ülkemizde Gratisler'de satılan bir marka. Markaya ait en sevdiğim ürünler ise; Reserve Your Cabana aydınlatıcı pudra, Creme Brulee ve Nutty isimli farlar ve az sonra inceleyeceğimiz Mega Last serisi rujlar.




Lafı dolandırmayacağım. Ben bu şeffaf kapaklı seriyi çok seviyorum. Hem de rujlar sürekli kapaklara bulaşsa da, her kullanımdan sonra ambalajlarını temizlemek zorunda kalsam da...

Bir kere yapıları ve kalıcılıkları inanılmaz başarılı. Renk seçenekleri de aynı şekilde. Alışkın olmayanlar için sürümü çok zor gelebilir ancak altına biraz dudak kremiyle çözülemeyecek bir durum değil. 

Kabul, rujlar biraz MonAmi pastel boya gibi kokuyor da olabilir (Bu kalıbı dilime dolayan Anılissima'ya teşekkürler. <3 ) ama kozmetik pazarındaki uygun fiyatlı ve başarılı ruj serilerinden birisi olduğu için, bence bunlar tolere edilebilir.




Gelelim bendeki renklere. Soldan sağa anlatmaya başlıyorum. İlk rujum In The Flesh. Hatırlarsanız şuradaki videomda bu rengi çok sevdiğim MAC Mehr'e muadil göstermiştim. WNW ruj koleksiyonumdaki en sevdiğim renk şüphesiz bu. Dudaklarımdaki duruşunu görmek için buraya tıklayabilirsiniz. 

İkinci renk, benim markaya ait ilk rujum olan Just Peachy. Özellikle hafif güneş yüzü görmüş tende harika duran bir şeftali. MAC'in Kinda Sexy'sine benziyor ancak ben bunu daha çok seviyorum. (Bu arada MAC Kinda Sexy'nin uygun fiyatlı muadili ve Just Peachy'le karşılaştırması için buraya tıklayabilirsiniz.)

Bare It All ise, yine MAC'in Velvet Teddy rujuna çok ama çok benziyor. Kahve tabanlı, doğal duruşlu bir renk. Günlük kullanım ve hatta koyu göz makyajlarını tamamlamak için ideal.




Sıra geldi elimdeki koyu renklere.




Cinnamon Spice; raflarda testerı bulunan ama bir türlü kapalısına ulaşamadığım bir renkti. Sonunda Şile'deki Gratis'te bulup almıştım. Sanıyorum ki In The Flesh'ten sonraki favori rengim bu. İddialı iddiasız bir renk. Hem dikkat çekici, hem de 'buradayım' diye bağırmıyor. Çıplak gözler ve bol maskarayla günlük kullanılabileceği gibi, özenli bir göz makyajını da tamamlayabiliyor. 

Cherry Bomb, MAC Diva'ya benzetiliyor. Sürümü ondan kat kat kolay. Hatta WNW rujlarım arasında sürümü en rahat olan renk diyebilirim. Harika bir bordo.

Vamp It Up ise, incecik dudaklara ne haddime aldığımı bilemediğim bir renk. Çok güzel değil mi ama? Bu arada bu renk, MAC Smoked Purple ve Cyber'a muadil gösteriliyor.




Dudağımdaki devasa uçuk geçmediği için rujların duruşunu bu şekilde göstermek istedim. Eğer talep edilirse, seve seve bu yazıyı videoya da dökebilirim. 

Elimdeki tüm WNW rujları gösterdiğime göre, gidebilirim. Rujların fiyatı en son 10 Lira'ydı. Sanıyorum ki hala öyle. Siz bu seriyi denediniz mi? Bana tavsiye edeceğiniz renkler hangileri?

Mutlu haftasonları, sevgiler! <3






16 Haziran 2016 Perşembe

Fondoten Rengi Açıcı-Koyultucu Damlalar



Günün yazısından merhabalar! Bugün sizlere, şuradaki videomun kapak fotoğrafına koyup, videoda bahsetmeyi tamamen unuttuğum iki üründen bahsedeceğim.

Güneş yüzünü gösterip kayboldukça değişen ten rengimiz ve dolayısıyla yüzümüze açık/koyu gelmeye başlayan fondotenlerimiz. En açık tonu bile boynumuza göre koyu kalan kozmetiklerimiz...

The Body Shop'un renk açıcı ve koyulaştırıcı bu iki damlası piyasaya sürüldüğünde çok heyecanlandım çünkü yukarıda bahsettiğim durumlar herkes gibi benim de muzdarip olduğum konular. Özellikle bazı ten ürünlerimin en açık renginin bile koyu geliyor olması, azıcık bronzlaşsam elimdeki tüm ürünlerin işlevini yitirmesi... 




İşte tam da bu noktada, tıpkı cilt bakım serumlarını andıran bu iki cam şişe devreye giriyor. Ten ürünlerinize birer damla damlatarak, renkleri yarımşar ton açıp koyulaştırmanıza yarıyor, daha doğrusu bunu vaat ediyor.

15'er ML'lik kullanışlı ve sade şişelerin makyaj masamdaki duruşunu seviyorum. Ambalajlar çok dayanıklı ve serum mekanizmasına sahip.

The Body Shop'un sitesinde ve ürünle beraber gelen prospektüste yazılana göre; fondotene karıştırılan bir damla ürün, rengi yarım ton açmakta ancak ben buna katılmıyorum. Nedenini birazdan görsellerimde göreceksiniz zaten.




Özellikle renk açıcı damla için konuşayım çünkü kendisini bayadır kullanıyorum. Rengi tam olarak pembemsi beyaz. Bana Essie Fiji ojemi hatırlatıyor. Nitekim, tırnağımdaki ve şişedeki iki rengi ayırt etmek imkansız. :)

Yapısı tam olarak kıvamlı bir fondoten gibi. Şöyle netleştireyim; MAC Face & Body bunun yanında su gibi kalır. Biraz daha YSL Touche Eclat koyuluğunda bir yapıya sahip. Çok akışkan değil.

Bunun dışında tek başına bile örtücü olduğunu söyleyebilirim. Yani yüzümü bembeyaz yapmak istesem tek başına bu damlayı kullanarak suratımdaki her şeyi örtebilirim.




Ürün pompaya kolayca geliyor ve ten ürünlerime yine kolayca karışıyor ancak burada altını çizmek istediğim birkaç nokta var.

İlki; bu damlaların her yapıdaki fondotenle uyuşmaması. Daha çok kendi yapısına benzer ten ürünleriyle güzelce karışması. Mesela su bazlı, incecik bir ürün olan MAC Face&Body'le bu damlaları karıştırdığımda ürün pek homojen olmuyor. Renk yine açılıyor ancak sanki fondotenle damla çok iyi bütünleşmiyor. YSL Touche Eclat, L'oreal Lumi Magique, NARS Sheer Glow en iyi uyum sağladıklarından (bence).

Unutmamamız gereken bir diğer nokta ise; ne olursa olsun fondotenimize tamamen farklı yapıda bir ürünü karıştırıyor olmamız. Yani ister istemez damlanın eklendiği fondotenin yapısında ufak tefek farklılıklar oluyor. İyice karıştırıp, yapı olarak benzer ürünler seçmek bu farklılıkları minimuma indirgeyebilir.




Gelelim damlaların renk açma/koyultma etkisine. Kesinlikle bir damlanın yarım ton açtığına ya da koyulaştırdığına inanmıyorum. Üstteki görselde ortadaki ürün, bana oldukça koyu gelen YSL Touche Eclat B20. Onun hemen altında, fondotenin 1 damla beyazla karışmış halini görüyorsunuz. Bu haliyle ten rengime ve yüzüme çok daha iyi oturuyor. Aradaki farkın yarım tondan fazla olduğunu düşünüyorum. Cömertçe damlatılmış 1 damla, fondotenimi 1-1,5 ton kadar açıyor fikrimce.

En üstte ise yine aynı fondotenin bir damla koyulaştırıcıyla karışmış halini görüyorsunuz. Sizce aradaki fark yarım ton mu? Ben pek öyle düşünmüyorum. Koyulaştırıcıya pek ihtiyaç duymuyorum ancak renk açıcı damla masamın baş köşesindeki yerini çoktan aldı.

Bu yazıyı okuyan ve benim koleksiyonuma az çok hakim olan okuyucularımdan şöyle bir soru gelebilir diye düşündüm: 'Beyaz MAC Face&Body mi, yoksa The Body Shop'un renk açıcı beyaz damlası mı?' Hemen yanıtlayayım.

Sadece Face&Body ve benzeri su bazlı, ince ötesi ürünlerle karıştıracaksanız Beyaz F&B almak daha mantıklı ancak elinizdeki diğer birçok ten ürününün rengiyle oynamak isterseniz The Body Shop damlalar daha kullanışlı olacaktır.

'Her iki ürünü de almak istemiyorum, zaten bu kadar büyük bir renk farkına da ihtiyacım yok. Ürünümün rengini sadece yarım ton açsam yeter.' diyenler için de en mantıklı yolun, fondotenlerine nemlendirici ya da güneş kremlerinden karıştırmak olduğunu söyleyebilirim.

The Body Shop'un bu damlalarının fiyatı (sanıyorum ki şişe başına) 64,90 TL. Buraya tıklayarak The Body Shop'un websitesinden ya da mağazalarından satın alabilirsiniz.

Sevgiler, mutlu günler. <3


*Ürünler firma gönderisidir. Teşekkürler TBS! 





15 Haziran 2016 Çarşamba

Yves Rocher Makyaj Süngeri



Merhaba! Günün yazısı; bundan çok önce satın aldığım ve hala severek kullandığım bir makyaj süngeri üzerine olacak. Uygun fiyatlı, başarılı bir makyaj süngeri arayışındayken, Yves Rocher'ye bir şans vermek istedim ve Palladium AVM'deki şubesinden 9 Lira'ya bu süngeri satın aldım. 

Yumuşacık olması, yıkanınca şişip çok fazla ürün emmeden tüm likit ürünleri pürüzsüzce uygulaması, açık renkte olduğu için ne zaman yıkamam gerektiğinin sinyalini vermesi ve tabii ki uygun fiyatı sebebiyle çabucak favorilerim arasına girdi. Peki sonra ne mi oldu? Sevdiğim her kozmetik ürünü gibi onun da üretimi durduruldu...




Beauty Blender'dan sonra en sevdiğim makyaj süngeri olan bu ürün, geçtiğimiz haftalarda tekrardan stoklara geldi. Henüz Yves Rocher'nin websitesinde stokları güncellenmedi ancak birçok mağazaya dağıtıldığını biliyorum. Yine uygun fiyatlı ve başarılı bir makyaj süngeri önerisi daha isteyenler için, detaylarını şuradaki videoda anlattığım ürüne bakmalarını önerebilirim.




Likit ve krem formdaki tüm kapatıcı, fondoten ve renkli ten ürünlerini en doğal şekilde uygulayan bu süngerin uç kısmının biraz daha sivri olmasını tercih ederdim. Böylece gözlerin iç köşelerine kapatıcı uygularken süngeri sıkıştırma gereksinimi duymazdım.

Yine de her şeyiyle çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Stokta yakalanırsa muhakkak bir şans verilmeli. Sevgiler. <3





14 Haziran 2016 Salı

Estee Lauder Brush On Glow Göz Altı Aydınlatıcısı



Merhaba! Bugün sizlere, geçtiğimiz sene kendime doğum günü hediyesi olarak aldığım ve yaklaşık 10 gün önce bitirdiğim bir üründen bahsedeceğim. Blogumu, Youtube kanalımı ya da herhangi bir sosyal medya hesabımı takip edenler, göz çevresi ürünlerine merakımı bilirler. 



İşte bu ürün de İngiliz vloggerlarda görüp epey merak ettiğim bir göz altı aydınlatıcısıydı. Ben Estee Lauder'ın internet sitesinden sipariş vermiştim. Yabancı bloglardaki swatchlara bakarak 1C renginin bana uyacağını düşündüm. Öyle de oldu.




Fırça uçlu, asansörlü formda ve incecik yapısına rağmen orta örtücülükte bir ürün. Açıkçası ben bunu kapatıcımın üzerine, yüzüme ve göz çevreme ekstra bir aydınlık katsın diye almıştım ancak 'göz altı aydınlatıcısı' adı altında denediğim tüm ürünler arasında en örtücü olan bu oldu ve yüzümde ağırlık istemediğim günlerde elim başka bir şeye gitmedi ve altına ya da üstüne başka bir şey sürmeye gerek duymadan, tek başına bunu kullandım.





Sade ama gösterişli ambalajı, ışıl ışıl duruşuyla göz altlarında kalıp gibi durmadan yorgun görünümü alıvermesi ve 2,2 ML olmasına ve sık kullanmama rağmen 1 seneye yakın bir sürede bitmesiyle gönlümü fetheden bu ürünün tek eksisi fiyatı. 110 TL'lik etiketiyle, aynı kategorideki ürünlere göre epey pahalı olan Brush On Glow'u en sevdiğim göz altı aydınlatıcısı ilan ediyorum. MAC Prep + Prime'ı bir kenara attırdığını da eklemeliyim.

İşte böyle. Estee Lauder'ın Zero Smudge maskarasından sonra ilk kez bir ürününü bu kadar çok sevdim. Tekrardan satın alacağım.

Sevgiler. <3





11 Nisan 2016 Pazartesi

Essence 08 Far/Aydınlatıcı



Merhaba! Bugün sizlere, son dönemde çok severek kullandığım bir fardan bahsedeceğim. Şubat Favorilerim videomda da anlattığım, Essence markasının Apricotta isimli farından bahsediyorum. 




Dokusu yumuşacık, sürümü çok kolay, gayet pigmentli ve elbette uygun fiyatlı bir far olan bu ürünü elmacık kemiklerimi aydınlatmak için çok severek kullanıyorum. 

Yapısı ipek gibi olduğu için bazen parmaklarımla, bazen de fırçayla uygulamayı tercih ediyorum. Hatta şuradaki videoda göz kapağındaki duruşunu görebilirsiniz.




İçerisinde pembe-şeftali bir ton da barındıran şampanyamsı bir renk desem, çok mu karışık ifade etmiş olurum? Rengini başka türlü tanımlayamadım. :)

Yüzümde parça parça durmayan ve uyguladığım an ten makyajımı ışıldatan bu ürünün tek eksisi kalıcı olmaması. Sürdükten birkaç saat sonra yüzümden uçup gidiyor ancak far olarak kullandığımda altına bir baz uyguladığımdan böyle bir sorunla karşılaşmıyorum.

Essence'in bu farını yanılmıyorsam 8 Lira'ya Gratis'ten almıştım. Sizin favori uygun fiyatlı aydınlatıcınız hangisi?

Sevgiler! 



28 Mart 2016 Pazartesi

Maybelline Brow Satin Kaş Kalemi



Günaydın! Bugün sizlere, şu ana dek kullandığım en başarılı kaş kalemini anlatacağım. Beni Snapchat (@gorkemkarman) üzerinden takip edenler hatırlayacaktır. Yaklaşık 2,5-3 ay önce bu ürünü yeni yeni deneyimlediğimde ne kadar memnun kaldığımı ve kaş kalemi arayışında olanlara tavsiye ettiğimi söylemiştim. Bugün biraz daha detaya ineceğim.




Brow Satin; bir tarafı kalem, diğer tarafı ise renkli kaş pudrasından oluşan bir ürün. Bir kaş kalemini sevmem için iki önemli faktör var. İlki; çok sert ya da çok yumuşak yapıda olmaması. Çok sert olduğunda gereğinden fazla bastırma ihtiyacı duyuyorum, bu da bir süre sonra kaşlarımda yer yer dökülmelere sebep oluyor. Çok yumuşak uçlu bir kalem ise, uygulama anlamında kolay ve kremsi olsa da, hem kalıcı olmuyor, hem de kaşlarımla bütünlük sağlamıyor. Diğer bir etken ise şüphesiz ürünün rengi. Doğal kaş rengim küllü bir kumral tonu olduğu için çoğu kaş kalemi ve farı fazla kızıl ya da fazla sarı kalıyor. 

Brow Satin'in bendeki rengi Dark Blonde, yani koyu sarı. Bu ürünü kullanmaya başladığımda saç ve kaş rengim çok açıktı. Kaşlarımın rengini biraz fazla kırdırdığımdan oldukça soluktu ve bu kalemle birebir uyumluydu. Şimdilerde kaş rengimi doğal haline çevirmeye çalıştığım için boyatmıyorum, dolayısıyla biraz koyuldular ancak önceki boyalardan kalan sarılıklar da hala mevcut. Anlayacağınız, dibi gelmiş röfle gibiler.

Neyse, kalemin yapısı çok önemli dedim ya, bu ürünün dokusu, sürümü, sertliği o kadar ideal ki...




Asla yapay durmadan, kaşlarımı dökmeden, sağa sola bulaşmadan harika bir şekilde doldurabiliyor. Ucu ne çok sert, ne de çok yumuşak. Rengi ise şu sıralar bana açık kalıyor. Yine de kullanıyorum. Kendi kaş rengime tamamen döndüğümde kesinlikle koyu rengini alacağım.

Ben normalde sadece kalem kısmını kullanıyorum ve kaşlarımı dilediğim şekilde dolduruyorum ancak zaman zaman daha keskin bir görüntü istediğimde, kalem kısmıyla kaşlarımı dıştan çerçeveleyip, sonrasında kalemin arka tarafındaki farla dolduruyorum.




Açıkçası ben far kısmının duruşunu sevsem de, şeffaf kaş maskarasıyla sabitlediğimde sağa sola bulaşmasından hoşlanmıyorum. Bana göre kalem kısmı çok daha başarılı ve benim için tek başına yeterli. Bildiğim kadarıyla 3 farklı rengi var ve indirimsiz fiyatı 21 Lira. Ürünü Watson's ve Gratis'ten satın alabileceğiniz gibi bazı online alışveriş sitelerinde de bulabilirsiniz. Satın almak isteyenlerin buraya tıklaması yeterli. 

Mutlu günler. <3



25 Mart 2016 Cuma

Minik Süngerler (Nascita & Beauty Blender)







Günaydın! Bugün sizlere; gözümüzün bebeği Beauty Blender ve hem kaliteli, hem de uygun fiyatlı fırçalarıyla gönlümüzü fetheden Nascita markalarına ait küçük makyaj süngerlerini anlatacağım.

Süngerlerin makyajdaki etkisi tartışılmaz. Hiç kullanmamış olanlar için şöyle özetleyebilirim. Nemli haldeki bir süngerle yüzünüze rahatlıkla çimento bile yayabilirsiniz. Hatta sonra aynaya bakıp 'çok güzel durdu yüzümde ya' diyebilirsiniz. Yapısını en sevmediğiniz, pudralı ya da kalın bulduğunuz fondoten yahut kapatıcıları sevmeye başlayabilirsiniz. Makyajınızda şu ana kadarki en doğal bitişi elde edersiniz.

Sünger dedim ama her sünger başarılı olmuyor elbet. Bunca yıldır deneyimlediklerim arasında en iyisi kesinlikle Beauty Blender. (Son dönemde de H&M'in beyaz süngeri. Tıklayın.) E Beauty Blender'ı ve göz altı kapatıcılarını bu kadar severken minik süngerlerden edinmemek bana yakışmazdı...




Önce Beauty Blender'ın mikro mini süngerlerinden edindim. Bir kutuda iki adet minik yeşil yumurta. Pek fondoten kullanmayan, sadece göz altını kapatanlar için olduğu kadar, benim gibi kapatıcıyı takıntı haline getirmiş, göz çevresi pürüzsüz olsun isteyenler için de ideal. Suyu görünce çok güzel şişiyor, nemliyken kapatıcıları hem daha örtücü, hem de daha doğal duracak şekilde uyguluyor. Orijinal Beauty Blender gibi hafif gözenekli. Zaten bu sayede su, süngerin her yerine nüfuz ediyor ve şişiriyor.

Almadan önce 'gereksiz mi olur acaba?' dediğim ürünü (sanki hiç gereksiz alışveriş yapmıyormuşum gibi) şimdilerde 'keşke daha önce alsaymışım' diye diye kullanıyorum. 




Dönelim iki hafta önceye. Bir Cumartesi günü Instagram'da gezinirken, benim minik yumurtalara benzeyen iki yeşil sünger çarptı gözüme. Nascita paylaşmış, 'artık satışta' diye de duyurmuş. Ben zaten muadil arıyorum deli gibi, kaptım hemen bir çift. 15 Lira süngere, 5 Lira da kargoya ödedim. İki gün sonra elimdeydi.

Nascita markasına ait bir fırça yazım mevcut. Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Uygun fiyatlı, kaliteli fırça arayanlara önerimdir kendileri. Neyse, döneyim yeşillere. 

Tıpkı mikro mini Beauty Blender gibi bir paketten iki tane sünger çıkıyor. Islanınca şişip boyut değiştiriyor ancak Beauty Blender kadar değil çünkü Nascita'da gözenek yok. Nascita'nın dokusu daha çok Dirty Works ve Avon markasının süngerleri gibi (yani biraz daha plastiğimsi) ancak bir farkla. Nascita; bu iki markanın çakıl taşından hallice süngerleri gibi değil, ıslanınca şişiyor.

Uç kısmı Beauty Blender'a göre biraz daha sivri, biraz daha keskin. Bu sebepten gözlerin iç köşelerine, burun kenarlarına ve kaş altına daha rahat erişiyor. Bence kapatıcıları harika uyguluyor. Fiyatı da uygun. Daha ne olsun? 

Tüm bunları söylüyorum ama asıl sorunun cevabını vermeden yazıyı bitiremem. Hayır, muadil değiller. Beauty Blender daha yumuşak, daha çok şişiyor ve bence daha iyi nemlendiği için kuru göz çevresine ürünleri daha rahat ve pürüzsüzce yayıyor.




Yukarıdaki görselde her iki ürünün de nemlenmiş halini görüyorsunuz. Tüm bunlara ek olarak bir şey daha söylemek istiyorum. Fikrimce Nascita kuru olarak daha başarılı. Yani süngeri ıslatıp nemlendirmeden kapatıcımı yaydığımda daha çok sevdim. 

Özetle; muadili olmasa da, Beauty Blender'ın minik süngerlerine 53 Lira vermek istemeyenler için Nascita'nın başarılı bir alternatif olduğunu düşünüyorum. 

Beauty Blender'ın minik süngerlerini 53 Lira'ya satın almak için buraya, Nascita süngerleri, 15 Lira'ya satın almak için ise buraya tıklayabilirsiniz.

Mutlu günler! <3