28 Mart 2016 Pazartesi

Maybelline Brow Satin Kaş Kalemi



Günaydın! Bugün sizlere, şu ana dek kullandığım en başarılı kaş kalemini anlatacağım. Beni Snapchat (@gorkemkarman) üzerinden takip edenler hatırlayacaktır. Yaklaşık 2,5-3 ay önce bu ürünü yeni yeni deneyimlediğimde ne kadar memnun kaldığımı ve kaş kalemi arayışında olanlara tavsiye ettiğimi söylemiştim. Bugün biraz daha detaya ineceğim.




Brow Satin; bir tarafı kalem, diğer tarafı ise renkli kaş pudrasından oluşan bir ürün. Bir kaş kalemini sevmem için iki önemli faktör var. İlki; çok sert ya da çok yumuşak yapıda olmaması. Çok sert olduğunda gereğinden fazla bastırma ihtiyacı duyuyorum, bu da bir süre sonra kaşlarımda yer yer dökülmelere sebep oluyor. Çok yumuşak uçlu bir kalem ise, uygulama anlamında kolay ve kremsi olsa da, hem kalıcı olmuyor, hem de kaşlarımla bütünlük sağlamıyor. Diğer bir etken ise şüphesiz ürünün rengi. Doğal kaş rengim küllü bir kumral tonu olduğu için çoğu kaş kalemi ve farı fazla kızıl ya da fazla sarı kalıyor. 

Brow Satin'in bendeki rengi Dark Blonde, yani koyu sarı. Bu ürünü kullanmaya başladığımda saç ve kaş rengim çok açıktı. Kaşlarımın rengini biraz fazla kırdırdığımdan oldukça soluktu ve bu kalemle birebir uyumluydu. Şimdilerde kaş rengimi doğal haline çevirmeye çalıştığım için boyatmıyorum, dolayısıyla biraz koyuldular ancak önceki boyalardan kalan sarılıklar da hala mevcut. Anlayacağınız, dibi gelmiş röfle gibiler.

Neyse, kalemin yapısı çok önemli dedim ya, bu ürünün dokusu, sürümü, sertliği o kadar ideal ki...




Asla yapay durmadan, kaşlarımı dökmeden, sağa sola bulaşmadan harika bir şekilde doldurabiliyor. Ucu ne çok sert, ne de çok yumuşak. Rengi ise şu sıralar bana açık kalıyor. Yine de kullanıyorum. Kendi kaş rengime tamamen döndüğümde kesinlikle koyu rengini alacağım.

Ben normalde sadece kalem kısmını kullanıyorum ve kaşlarımı dilediğim şekilde dolduruyorum ancak zaman zaman daha keskin bir görüntü istediğimde, kalem kısmıyla kaşlarımı dıştan çerçeveleyip, sonrasında kalemin arka tarafındaki farla dolduruyorum.




Açıkçası ben far kısmının duruşunu sevsem de, şeffaf kaş maskarasıyla sabitlediğimde sağa sola bulaşmasından hoşlanmıyorum. Bana göre kalem kısmı çok daha başarılı ve benim için tek başına yeterli. Bildiğim kadarıyla 3 farklı rengi var ve indirimsiz fiyatı 21 Lira. Ürünü Watson's ve Gratis'ten satın alabileceğiniz gibi bazı online alışveriş sitelerinde de bulabilirsiniz. Satın almak isteyenlerin buraya tıklaması yeterli. 

Mutlu günler. <3



25 Mart 2016 Cuma

Minik Süngerler (Nascita & Beauty Blender)







Günaydın! Bugün sizlere; gözümüzün bebeği Beauty Blender ve hem kaliteli, hem de uygun fiyatlı fırçalarıyla gönlümüzü fetheden Nascita markalarına ait küçük makyaj süngerlerini anlatacağım.

Süngerlerin makyajdaki etkisi tartışılmaz. Hiç kullanmamış olanlar için şöyle özetleyebilirim. Nemli haldeki bir süngerle yüzünüze rahatlıkla çimento bile yayabilirsiniz. Hatta sonra aynaya bakıp 'çok güzel durdu yüzümde ya' diyebilirsiniz. Yapısını en sevmediğiniz, pudralı ya da kalın bulduğunuz fondoten yahut kapatıcıları sevmeye başlayabilirsiniz. Makyajınızda şu ana kadarki en doğal bitişi elde edersiniz.

Sünger dedim ama her sünger başarılı olmuyor elbet. Bunca yıldır deneyimlediklerim arasında en iyisi kesinlikle Beauty Blender. (Son dönemde de H&M'in beyaz süngeri. Tıklayın.) E Beauty Blender'ı ve göz altı kapatıcılarını bu kadar severken minik süngerlerden edinmemek bana yakışmazdı...




Önce Beauty Blender'ın mikro mini süngerlerinden edindim. Bir kutuda iki adet minik yeşil yumurta. Pek fondoten kullanmayan, sadece göz altını kapatanlar için olduğu kadar, benim gibi kapatıcıyı takıntı haline getirmiş, göz çevresi pürüzsüz olsun isteyenler için de ideal. Suyu görünce çok güzel şişiyor, nemliyken kapatıcıları hem daha örtücü, hem de daha doğal duracak şekilde uyguluyor. Orijinal Beauty Blender gibi hafif gözenekli. Zaten bu sayede su, süngerin her yerine nüfuz ediyor ve şişiriyor.

Almadan önce 'gereksiz mi olur acaba?' dediğim ürünü (sanki hiç gereksiz alışveriş yapmıyormuşum gibi) şimdilerde 'keşke daha önce alsaymışım' diye diye kullanıyorum. 




Dönelim iki hafta önceye. Bir Cumartesi günü Instagram'da gezinirken, benim minik yumurtalara benzeyen iki yeşil sünger çarptı gözüme. Nascita paylaşmış, 'artık satışta' diye de duyurmuş. Ben zaten muadil arıyorum deli gibi, kaptım hemen bir çift. 15 Lira süngere, 5 Lira da kargoya ödedim. İki gün sonra elimdeydi.

Nascita markasına ait bir fırça yazım mevcut. Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Uygun fiyatlı, kaliteli fırça arayanlara önerimdir kendileri. Neyse, döneyim yeşillere. 

Tıpkı mikro mini Beauty Blender gibi bir paketten iki tane sünger çıkıyor. Islanınca şişip boyut değiştiriyor ancak Beauty Blender kadar değil çünkü Nascita'da gözenek yok. Nascita'nın dokusu daha çok Dirty Works ve Avon markasının süngerleri gibi (yani biraz daha plastiğimsi) ancak bir farkla. Nascita; bu iki markanın çakıl taşından hallice süngerleri gibi değil, ıslanınca şişiyor.

Uç kısmı Beauty Blender'a göre biraz daha sivri, biraz daha keskin. Bu sebepten gözlerin iç köşelerine, burun kenarlarına ve kaş altına daha rahat erişiyor. Bence kapatıcıları harika uyguluyor. Fiyatı da uygun. Daha ne olsun? 

Tüm bunları söylüyorum ama asıl sorunun cevabını vermeden yazıyı bitiremem. Hayır, muadil değiller. Beauty Blender daha yumuşak, daha çok şişiyor ve bence daha iyi nemlendiği için kuru göz çevresine ürünleri daha rahat ve pürüzsüzce yayıyor.




Yukarıdaki görselde her iki ürünün de nemlenmiş halini görüyorsunuz. Tüm bunlara ek olarak bir şey daha söylemek istiyorum. Fikrimce Nascita kuru olarak daha başarılı. Yani süngeri ıslatıp nemlendirmeden kapatıcımı yaydığımda daha çok sevdim. 

Özetle; muadili olmasa da, Beauty Blender'ın minik süngerlerine 53 Lira vermek istemeyenler için Nascita'nın başarılı bir alternatif olduğunu düşünüyorum. 

Beauty Blender'ın minik süngerlerini 53 Lira'ya satın almak için buraya, Nascita süngerleri, 15 Lira'ya satın almak için ise buraya tıklayabilirsiniz.

Mutlu günler! <3



23 Mart 2016 Çarşamba

Pure Beauty BB Krem



Günaydın! Bugün sizlere, son dönemde deneyimlediğim en iyi ten ürünlerinden birini anlatacağım. Epeydir kullanıyorum, çok cümle biriktirdim, dilerseniz hemen yazıya geçelim.

Watson's mağazalarında satılan Pure Beauty markasıyla ilgili ilk deneyimim, CC kremi üzerineydi. Kendisini aşırı simli bulduğum için kullanmayı sürdürememiştim.

Neyse, bundan birkaç ay önce, sanıyorum taşınma dönemindeydik, aynı markanın BB kremini alasım geldi. (İlgili vlog için buraya tıklayabilirsiniz.)




Ürünün ambalajından başlayalım incelemeye. Pembe bir tüp düşünün, içerisinde 30 ML ürün var. Tüpün %70'i hava, anca %30'u ürün. Çocukken büyük boy diye satın aldığımız, içi hava dolu olan cips paketleri gibi. Biraz hayal kırıklığı. 5-6 kullanımdan sonra tüpten ürün çıkarmak için zorlanmaya başladığımı söyleyebilirim. Ürünle ilgili söyleyebileceğim tek olumsuz şey de bu sanırım.

SPF 42 içeriyor, ki bu oldukça güçlü bir güneş koruma faktörü. Altına ekstra bir SPF kullanmıyorum. Paraben, alkol ve lanolin içermiyor. Dermatolojik olarak test edilmiş ve paketinin arkasında, tüm cilt tiplerine uygun olduğu belirtiliyor.

Yine paketin altında kocaman üretim ve son tüketim tarihi yazıyor. Keşke tüm kozmetik ürünlerinde yazsa.

Düzenli kullanımda; cildi aydınlatmayı, nemlendirmeyi, beslemeyi, donuk görünümden kurtarmayı ve gözenekleri küçültmeyi vaat ediyor. 

Şimdi, ürünü yaklaşık 3,5 aydır kullanıp bitirmek üzere olan birisi olarak kendi deneyimlerimden de bahsedeyim sizlere.




Açıkçası ürünün tek renk seçeneği olduğu için başta biraz tedirgin oldum ancak klasik Kore menşeili BB kremler gibi gri/yeşilimtrak olmasına rağmen, parmaklarımla yüzüme masaj yaparak yaydığımda sanki iyice oturuyor ve ten rengime yakın bir ton alıyor. Boynumla birebir aynı olmuyor ancak ten rengine adapte olabilirliği yüksek diyebilirim. Buna rağmen çok çok beyaz tenlilere koyu, esmerlere ise açık kalacağını düşünmekteyim.

Ne fırça, ne de sünger. Bu ürünü yüze yaymanın en güzel yolu parmaklarla uygulamak. Zaten ambalajında da, 'cilt bakım rutininizi gerçekleştirdikten sonra parmaklarla yüze masaj yaparak uygulayınız' yazıyor. 

Yapısı bildiğiniz krem gibi. Akışkan değil, ince hiç değil. Bir BB kreme göre fazlasıyla örtücü. Öyle ki; bu kapatıcılığı 10 üzerinden 7,5-8 şeklinde değerlendirebilirim. Buna rağmen iyice nemlendirilmiş cilde masaj yapılarak uygulandığında kalıp gibi durmuyor. En güzeli; sim ya da ışıltı içermiyor.




Bitişi ışıl ışıl, nemli ancak yapış yapış değil. Çok kullanıldığında yüzdeki duruşu barizken, fındık büyüklüğünde ürünü yüzüme iyice yedirdiğimde bitişi oldukça naturel.

Ben kuru ciltten muzdarip bir insan olarak, uygulama sonrasında pudra kullanmıyorum. Gün içerisinde burnumda parlama yapıyor. Buradan yağlı ciltlilerin bu ürünle çok iyi anlaşamayacağını çıkarabiliriz aslında ancak Twitter'da bundan birkaç ay önce yaptığım anket sonuçlarına bakılırsa, karma ve yağlı cilde sahip olmalarına rağmen sivilce problemi yaşamayan ve bu üründen çok memnun kalan kadınlar çoğunlukta. 

Ten bu gerçi. Her ürün herkeste farklılık gösterebiliyor ancak ben sivilce problemi yaşamadım bu ürünle. 

Sanırım anlatmam gereken her şeyi tek tek yazdım. Ah bir de fiyatını hatırlasaydım. Sanıyorum ki indirimsiz 25-26 Lira'ya almıştım. 

Ne düşünüyorsunuz? Sizin uygun fiyatlı favori ten ürünleriniz neler? Sevgiler!


9 Mart 2016 Çarşamba

MAC Please Me ve Benzer Rujlar



Merhaba! Bugünün yazısı, son dönemde çok sık sürdüğüm bu ruj üzerine olacak. MAC Please Me'yi sanki yıllar önce bloga yazdım diye hatırlıyordum ancak arşivime bakınca yanıldığımı anladım.

Seneler önce kullandığım bu ruju, saçlarımı sarartınca canım dostum Zeynep bana tekrar hediye etti ve sanırım dudak kalemi kullanmayı artık biraz daha iyi bildiğim için, bu kez çok daha fazla sevdim ve kendime yakıştırdım.




Mat bitişli, açık pembe bu ruj; dudakları kurutmuyor ancak mevcutta olan kurulukları ön plana çıkartabiliyor. Yememe içmeme rağmen bende rahat 4-5 saat kalıcı oluyor. Gerektiğinde çantamdan çıkarıp tazeliyorum.

Dudak çerçeveleme videomda da bu ruju kullanmıştım. Eğer izlemediyseniz buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.

MAC rujlar bildiğiniz gibi an itibariyle 58 TL ancak daha uygun fiyatlı seçenekler arayanlara iki farklı önerim olacak.




Yukarıdaki görseldeki ürünler Please Me'nin birebir muadili değil ancak elimde var olduğunu ve Please Me'ye benzediğini fark ettiğim renkler. Eğer MAC'e yanaşmak istemiyor ama yine de bu tonlarda rujları seviyorsanız, Rimmel London ve Golden Rose'a bakmanızı öneririm.

Mutlu günler, sevgiler. <3






7 Mart 2016 Pazartesi

Dişlerimi Nasıl Beyazlattım?



Merhaba!
Bugün sizlere, Youtube kanalımda detaylarından bahsettiğim diş beyazlatma deneyimimden bahsedeceğim. Beyazlatma derken, klinik ortamında değil. Evet, bildiğimiz diş macunuyla.

Bir süredir deneyimlediğim Ipana 3D White Perfection tam da vaat ettiği gibi; dişlerimin yüzeyindeki lekeleri temizledi. Beni yeniden pembe rujlarla barıştırdı.

Daha detaylı bilgi almak isterseniz www.agizbakimuzmani.com adresini ziyaret edebilir,  tıklayabilirsiniz.

Ürünü satın almak için ise buraya tıklamanız yeterli.

Sevgiler!